MAVİ YAKA KRİZİNİ GELECEK NESİLLERE BIRAKMAYALIM!

Bundan 10 yıl öncesine kadar Kahramanmaraş ve diğer Anadolu şehirlerinde üretim sektöründe faaliyet gösteren firmalar, bolca iş başvurusu alırlar, işçi ihtiyacı olduğunda ise personel birimleri bu başvurular arasından rahatlıkla geniş seçim filtreleri uygulayarak istihdamın devamlılığını sağlarlardı.

Üretim sektöründe deneme süreleri içinde iş bırakanlar bugüne göre çok daha azdı. Başladığı işten emekli olmak, o işyerine karşı vefa duygusu taşımak ve basamakları ağır ağır tırmanmak esastı. Ayrıca çalışanların genel yaş ortalaması genelde 35-40 arasıydı.

Bugün ise, Türk imalat sektörü çok büyük bir tehdit ile karşı karşıya: Mavi yaka istihdam problemi. İşletmeler özellikle EYT uygulamasından sonra, yitirdikleri tecrübeli mavi yakaların yerini dolduramıyorlar. Herkes üniversite mezunu olmak, akabinde sadece hafta içi, daimi gündüz çalışma saatlerinde çalışmak istiyor. Üniversite hayali kurmayan ya da bir sebepten dolayı kuramayanlar ise kısa süreliğine işsiz kalmamak adına mavi yaka olarak çalışıyor ama sonrasında hemen işi bırakıyor.

Son zamanlarda işletmelerde çalışan mavi yaka gruplarının ortalama yaşı yaklaşık 5 yaş geriledi. Aslında arzu edilen şeylerden bir tanesi de yaş ortalamasının düşük olmasıdır fakat ancak giriş çıkış oranı (turn over) düşük ise bunun bir anlamı olabilir. Ne yazık ki bugünlerde üretim iş yerlerinde deneme amaçlı çalışıp sonra işini sevmeyip başlangıçtan hemen iki ay sonra işten ayrılan personellerin sayısı oldukça arttı. Bu durum işletmeler için büyük bir verimlilik kaybı anlamına geliyor. Bununla birlikte işçisiz kalan tezgâhlar duruyor ve neticesinde üretim aksıyor, üretimi aksayan firmalar rekabet edemiyor ya da iş kaçırıyor.

Türkiye imalat sanayisinin mavi yaka krizi Batı şehirlerimizde zaten vardı ama şimdi tüm yurda yayıldı. Üniversite mezunu sayıları arttıkça, emeklilik yaşı gerileyince, göçmen iş gücü ülkesine dönmeye başlayınca sorun çok daha hissedilir bir hal aldı.
İmalat mavi yakaya muhtaçtır. Mavi yaka ihtiyacını doğru planlayamayan ülkeler gerilemeye başlarlar. Kişi başına düşen milli gelir azalır, enflasyon sorunu aşılamaz bir hal alır. Bu sebeple hem mikro hem de makro ölçekte önlemler almak gerekir.

Mikro ölçekte şirketlerin aksiyonları çok mühimdir. Kadın istihdamını arttırmanın ve şirketlerde mavi yakada kadın olgusunu güçlendirmenin tam zamanıdır. Kadınlara uygun üretim işlerini belirledikten sonra, işletmelerin kadın çalışma ortamını iyileştirmesi, çocuklu kadınlar için kreş, çocuk bakım izni, emzirme odası, kurs desteği gibi uygulamalarla da kadınların mavi yaka işlere özendirilmesi sağlanabilir. Alınacak bir diğer önlem ise, meslek lisesi mezunlarını cazip insan kaynakları programlarıyla şirkete çekmek olacaktır. Normal bir lise ya da ortaokul mezununa göre teknik becerisi olan genç mezunları, organizasyonlar içinde daha hızlı yükselip, maaş artışı ve unvan alabilecekleri programlar oluşturmak yapılabilecek bazı uygulamalar arasında yer alır.
Makro ölçekte ise eğitim sisteminde özellikle mesleki eğitimin kalitesinin artırılması yönünde önemli düzeltmelerin yapılması gerekir. Meslek liselerinin çeşitli teşvikler ile özendirilmesi, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi, özel sektör meslek liseleri prosedürünün kolaylaştırılması ve meslek lisesi başarılı mezunlarına iş garantisi sunulması gibi bir takım faaliyetler ile meslek liseleriyle ilgili önemli politikalar icra edilebilir.

Mavi yaka istihdamı iyice ulusal bir krize dönüşmeden evvel, imalat sanayiini ayakta tutabilmek için şimdiden kolları sıvamak lazım. Alınacak her önlem belki uzun yıllar içinde bir anlam kazanacak ama sonucunda mavi yaka sorununu gelecek nesillere bırakmadan çözmüş olacağız. Güçlü toplumlar her işe uygun eğitim verebilen ve o ülkedeki iş kollarının tamamının iş gücü ihtiyacını karşılayabilen toplumlardır.