Türkiye’nin yerli dil modeli bilge geliştiricilerin kullanımına açılıyor

Türkiye’nin yerli dil modeli bilge geliştiricilerin kullanımına açılıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması; teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş Bilge Dil Modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız. dedi.

Bakan Kacır, Ankara’da, iş dünyası, teknoloji ekosistemi ve kamu temsilcilerinin buluştuğu, TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ne katıldı. Zirvede; yapay zekânın sanayi, üretim, ticaret, finans ve hizmet sektörlerinde meydana getirdiği dönüşüm, iş dünyasının somut ihtiyaçları üzerinden ele alındı.

Zirvenin; sanayinin, KOBİ’lerin ve iş dünyasının yapay zekâ teknolojilerinden etkin şekilde yararlanması amacıyla gerçekleştirildiğini ve Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğunda kıymetli kazanımlara vesile olacağını belirten Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bazı buluşlar vardır ki medeniyetin yönünü, aklın ve üretimin rotasını baştan başa çizmiştir. Elektrik; şehirleri, fabrikaları ve günlük hayatı adeta yeniden kurdu. Bilgisayar ve internet, bilgi dolaşımını hızlandırdı; ekonominin, iletişimin ve toplumsal yaşamın çehresini değiştirdi. Bugün ise yeni bir eşiği hep birlikte yaşıyoruz. Bundan seksen yıl önce “makineler düşünebilir mi?” sorusu, ufuk açıcı bilimsel tartışmaların öznesi olarak görülürken; süper bilgisayarlarla artan veri işleme kapasitesi ve gelişmiş algoritmalar, yapay zekâyı bir gelecek tasavvurundan çıkararak hayatımızın ve ekonominin merkezine yerleştirdi.

Üretim süreçlerinden finansa, sağlık teknolojilerinden ulaştırmaya, kamu yönetiminden savunma sanayiine her alanda köklü bir dönüşümü başlatan yapay zekâ devrimi; günümüzde yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ediyor. Geçtiğimiz yıl dünyada yapay zekâ yatırımlarının 1,5 trilyon dolar seviyesine erişmesi ve üretken yapay zekânın kısa sürede oluşturduğu ekosistem, önümüzdeki dönemde yapay zekânın küresel ekonomide oynayacağı rol hakkında ipucu veriyor. Tüm dünyada firmalar, değer zincirlerinin tüm halkalarına yapay zekâ teknolojilerini entegre ediyor, veri ve teknoloji altyapısını güçlendirecek adımlar atıyor. Kuşkusuz, gelecek ufkunu çizen yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu fırsatlar kadar; getirebilecekleri sorun ve sorumlulukları da dikkate almalıyız. Küresel teknoloji yarışının hız kazandığı günümüzde yapay zekâ alanında öncü ülkeler; kendi teknolojik üstünlüklerini muhafazaya yönelik daha korumacı, seçici ve çıkar odaklı politikalar izliyor. Kritik teknolojilere, hesaplama altyapılarına ve nitelikli veriye erişimin az sayıda ülkede ve şirketlerde yoğunlaşması; dünyanın geri kalanı için derin bir teknolojik bağımlılık riski doğuruyor. Kendi verisini yönetemeyen, kendi yapay zekâ modellerini geliştiremeyen ve kritik dijital altyapılarını inşa edemeyen ülkelerin geleceğin dünyasında dijital parya olmaya mahkûm edilecekleri bir gerçek.

Yapay zekânın güvenli, adil, etik ve sorumlu biçimde kullanımı için küresel bir zemin eksikliği; veri güvenliğinden fikrî mülkiyet haklarına, algoritmik tarafsızlıktan şeffaflığa uzanan pek çok riske kapı aralıyor. Bu riskleri doğru şekilde yönettiğimiz takdirde, yapay zekâyı; üretkenlik, yenilik ve toplumsal refah için stratejik bir kaldıraca dönüştürebiliriz. Yapay zekâyı; güvenilirlik, şeffaflık, hesap verebilirlik, insan odaklılık ve etik sorumluluk ilkeleri temelinde Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizin kalkınma yolculuğunun lokomotifi haline getirme gayretindeyiz. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz pek çok hamleyle, bu vizyonu mümkün kılacak güçlü altyapıyı hep birlikte adım adım inşa ediyoruz.

Yapay zekâ alanındaki bilimsel birikimimizi ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek, kritik teknolojilerde millî yetkinliklerimizi geliştirmek ve akademi ile sanayi arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsünü kurduk. Yapay Zekâ Ekosistem Çağrılarıyla; yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan işletmeleri, teknoloji sağlayıcı şirketleri ve araştırma kurumlarını ortak hedefler doğrultusunda buluşturuyoruz. Yapay zekâ alanında üniversitelerimiz ve şirketlerimiz bünyesindeki bilgi birikiminin ekonomik değere dönüşmesine aracılık eden programın ilk dört çağrısında 62 iş birliği projesini destekledik. Bu vesileyle; yapay zekâ sistemlerini iş süreçlerine entegre etmeyi planlayan firmaları, programın beşinci çağrısına başvurmaya davet ediyorum. 14 Eylül’e kadar açık kalacak çağrımızla; akıllı üretim sistemleri, akıllı tarım, gıda ve hayvancılık, finans teknolojileri, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik, akıllı eğitim teknolojileri başlıklarında yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan şirketlerimizin, ülkemizin inovasyon altyapısı birikiminden etkin şekilde faydalanmasını sağlayacağız.

Türkçe büyük dil temel modeli sektörel modeli uyarlama çağrısı

Kurumlarımızın yapay zekâ alanındaki somut ihtiyaçlarına yerli ve özgün çözümler geliştirmek üzere attığımız bir diğer adım da Rekabet Öncesi İş Birliği Programımız kapsamında açtığımız Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Çağrısı. Çağrıyla, Türkçe büyük dil modellerini sektörlerimizin özgün ihtiyaçlarına uyarlayacak 10 stratejik projeyi destekliyoruz.

Yapay zekânın sunduğu potansiyeli ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek; nitelikli veriyi gelişmiş algoritmalarla işleyebilen yüksek başarımlı bir hesaplama altyapısıyla mümkün. Araştırmacılarımızın, girişimlerimizin ve sanayicilerimizin yapay zekâ modellerini geliştirme, eğitme ve ölçeklendirme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu işlem gücünü sağlamak üzere yüksek başarımlı hesaplama kümemiz ARF’i TÜBİTAK bünyesinde hizmete aldık. Yapay zekâ girişimlerimizin EuroHPC süper bilgisayarlarından yararlanmasını ve dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarı arasında yer alan ve Türkiye olarak bizim de ortak olduğumuz MareNostrum 5’in işlem kapasitesine erişimini sağladık.

Ülkemizi, yüksek teknolojide dünyada hak ettiği konuma taşıyacak büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlara kapsamlı destekler sunduğumuz HIT-30 Programı’yla; yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırıyor, hesaplama kapasitemizi büyütüyor ve girişimlerimizin ihtiyaç duyduğu dijital altyapıyı güçlendiriyoruz. Elbette yapay zekâyı gerçek bir kalkınma kaldıracına dönüştürmek için nitelikli insan kıymeti olmazsa olmaz.

Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 110 firmadan sektör profesyonellerinin 204 üniversitede ders verdiği Sektör Kampüste Programı, yeni nesil Ecole 42 Okulları ve Yapay Zekâ ve Teknoloji Akademisi gibi öncü uygulamalarla, gençlerimizi yapay zekâ çağının gerektirdiği beceri ve yetkinliklerle donatıyoruz. Ülkemizi yapay zekâda öncü ülkeler arasına taşımak; ekosistemin tüm aktörlerini ortak hedefler etrafında buluşturan, kamu, üniversite ve özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendiren bütüncül bir vizyonla mümkün.

Türkiye yapay zekâ eylem planı

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ülkemizin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ yol haritasını ortaya koyan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nı geçtiğimiz ay kamuoyuyla paylaşmasıyla bu alanda atacağımız adımları dünyaya duyurmuş olduk. “Fark et, İstifade et, Üret, Yönet” olmak üzere 4 temel eksen üzerine inşa ettiğimiz planda, yapay zekâ ekosistemimizi beseleyecek 16 eylem belirledik. Eylem Planımız doğrultusunda önümüzdeki dönemde; 81 ilimizde hayata geçireceğimiz Yapay Zekâ Okuryazarlığı Atölyeleriyle; 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz.

Sağlıktan tarıma, eğitimden elektronik ticarete kadar stratejik alanlardaki en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi’nde erişime açacak; araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin yenilikçi çözümler geliştirmesine imkân sağlayacağız. Yapay zekânın ihtiyaç duyduğu hesaplama kapasitesini büyütecek; enerji verimliliğini ve uluslararası standartları gözeterek veri merkezlerimizin kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Kamu yatırım programlarında yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayırarak teknolojik dönüşümü kamu politikalarımızın ayrılmaz bir unsuru hâline getireceğiz.

Kamu kurumlarımız, yerli ve başarılı yapay zekâ çözümlerine ilk kullanım alanı açarak; firmalarımızın ürünlerini geliştirmelerine, doğrulamalarına ve küresel pazarlara taşımalarına referans sunacak. Enerji ve dijital altyapısı hazır Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleriyle, KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza fikirlerini hızla prototipe dönüştürebilecekleri ortam sağlayacağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçirerek, ülkemizin teknolojik kapasitesini daha ileri taşıyacağız.

Yenilikçi çözümlerin güvenli biçimde geliştirilip test edilebilmesi için en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracak; girişimcilerimize öngörülebilir ve yeniliği destekleyen bir uygulama zemini sunacağız. Kuşkusuz yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş Bilge Dil Modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız. Yerli ve özgün çözümleri geliştiren, ticarileştiren ve küresel pazarlarda ölçekleyen yapay zekâ ekosistemimizi; nitelikli insan kaynağı, güçlü dijital altyapı, etkin kurumsal koordinasyon ve sürdürülebilir finansmanla bütüncül şekilde büyüteceğiz. Türkiye’nin, yapay zekâ devriminin sunduğu ekonomik değerden ve çok yönlü fırsatlardan en üst düzeyde istifade etmesini hep birlikte sağlayacağız.

5 milyonluk finansman

Bu vizyonun sahadaki taşıyıcıları; yenilikçi girişimlerimiz ve ekonomimizin omurgasını oluşturan KOBİ’lerimiz olacak. Yapay zekâ girişimlerimizin sermayeye erişimini artırmak için yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolar kamu kaynağı yönlendiriyoruz. KOBİ’lerimize teknolojiye erişimde fırsat eşitliği sağlamak, yüksek maliyetli dijital altyapıların oluşturduğu finansman yükünü hafifletebilmek ve yapay zekâ çözümlerini iş süreçlerine daha hızlı entegre etmelerini desteklemek üzere KOSGEB Yapay Zekâ Kredi Programı’nı uygulamaya aldık. Program kapsamında, teknogirişim rozeti sahibi girişimlerimize yüksek başarımlı hesaplama altyapısı, güvenli veri saklama hizmetleri ve yapay zekâ araçlarına erişim için 5 milyon liraya kadar faizsiz finansman sağlıyoruz. Bu imkânı, ilk 12 ayı geri ödemesiz olmak üzere 24 ay vadeyle sunuyoruz. Bu vesileyle şartları karşılayan tüm girişimlerimizi bu imkânlardan faydalanmaya davet ediyorum.

Türkiye’den doğan yapay zekâ girişimlerini dünya markalarına dönüştürmek için girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Yapay zekâ ekosistemimizi güçlendirmek üzere hayata geçirdiğimiz destekler, Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğumuzda girişimlerimizin tecrübesine, yatırım iradesine ve yenilikçi bakış açısına güvenimizin göstergesidir.

Haber Merkezi
ADMINISTRATOR
PROFİL